Close
Type at least 1 character to search
Back to top

Stakarts

DESTİJL

Destijl sanat ve tasarım hareketi sanatı, sanat
disiplinlerini ve tasarım disiplinlerini etkileyen
önemli bir akımdır. 1917’de ortaya çıkmış 1930’lu
yıllara kadar devam etmiş bir harekettir. Etkileri
günümüze kadar ulaşmış bir harekettir. Destijl
hareketi ilk olarak Hollanda’da ortaya çıkmıştır.
Destijl dergisinin 1918 yılındaki sayısında derginin
kurucuları bir manifesto yayınlamışlardır. De Stijl
dergisinin de kurucusu olan ressam, tasarımcı, yazar
ve eleştirmen Theo van Doesburg (1883–1931),
ressamlar Piet Mondrian (1872–1944), Vilmos
Huszár (1884–1960) ve Bart van der Leck (1876–
1958) ile mimarlar Gerrit Rietveld (1888–1964),
Robert van ‘t Hoff (1887–1979), ve J.J.P. Oud’dur.
Eski dünya ile yeni dünyayı birbirinden ayırmışlardır.
Eski dünyada sanat bireysellik ile ilişkilendiriliyorken
yeni dünyada evrensel olduğunu söylemişlerdir.
Zaman zaman evrensellik de bireysellik,
enternasyonel ile çatışır. Eski dünyada bu dünya
savaşlarına yol açmıştır. Bu eski dünyada kalan
bireyselcilik, yöreselcilik ve ulusalcılığın bunlarla
ilişkili olduğunu söylemişlerdir. Evrensel bir dünyayı
ve geleceği karşılarsak savaşlardan da kurtulmuş ve
barışçıl, adil bir dünyayı kurabileceklerini
düşünmüşlerdir. Eski dünyanın sanatında süsleme
çok ağır ve etkili olduğundan süslemeyi bütünüyle
reddetmeyi düşünmüşlerdir.

  • “Gelenekler, dogmalar ve hâkim, bireysel ve yerel anlayışlar. Bu dünyanın bu şekilde anlaşılmasıyla çarpışır halde bu dünyanın, yeni dünyanın inşasında sanatçılara, tasarımcılara ve mimarlara çok önemli bir vazife düşmektedir. Biz bu dünyanın inşasına, milliyetçilikten, muhafazakarlıktan ve dindarlıktan arındırılmış evrensel ve enternasyonal hümanizm üzerine sanatçılar olarak harekete geçmeliyiz. Bu dünyayı oluştururken eski dünyanın sanat ve tasarım anlayışının da reddetmeliyiz. Eski dünyanın sanat ve tasarım anlayışıyla yeni bir dünya inşa etmek ve yeni bir ideoloji oluşturmak mümkün değildir.”
  • 1917’de Hollanda’da ortaya çıkan bu akımda, dikdörtgen ana renkleri ve biçimleri birleştirerek mimarlığa, resme, dekorasyona aktarmıştır.
  • 1917’de içlerinde Vilmos Huszar, Antonie Kok, Piet Mondrian, Johannes Oud ve Theo van Doesburg’un bulunduğu bir grup, birleşerek akıma da adını veren De StijI dergiyi yayınladılar.
  • De StijI mimarları kübizmden esinlenerek eserler çıkarmışlardı. Öznelciliğin yoğunlukta olduğu Alman ekspresyonizminin karşısına nesnellikle çıkmışlardır.
  • Bauhaus’a kadar uzanan ilkeleri, hakikat, belirlilik, açıklık, yalınlık, basitlik konstrüktif olma, fonksiyonel olma, ortaklık, objektif ve biçim vermektir.
  • Onlara göre doğada değişmeyen tek şey sonsuz sadeliktir anlayışındadırlar. Bu sadelik en kolay biçimlerle anlatılabilir ve doğanın, fiziksel çevrenin gösterişi buradan türetilebilirdi.

Hollandalı bir
tasarımcıdır. Tasarıma
sert ve katı kurallar
getirmişlerdir.

  1. Ara renklerin kullanımına kesinlikle karşı çıkmışlardır. Kırmızı, mavi, sarı, siyah ve beyaz ana renklerini temel alarak tasarımda, resimde, mimaride, ürün tasarımında sadece bu renkler kullanılmalıdır diyorlardı.
  2. Tasarımda kare, üçgen, yuvarlak ve diğer dörtgenlerin dışında organik ve amorf formlara kesinlikle yer verilmemelidir fikrini savunmuşlardır.
  3. Tasarımlarda çalışan aksamlar kesinlikle gizlenmemelidir. Böylece kabuk tasarıma karşı çıkmışlardır. Bağlantı elemanlarında bağlantı yerlerinin de açık ve şeffaf olması gerektiğini iddia etmişlerdir.

Gerrit Thomas Rietveld’ın
en ünlü eserlerinden bir
tanesi olan kırmızı sandalye.
Mavi, sarı, kırmızı siyah
vardır. Temel geometri
olarak sadece dörtgen
vardır.

Dekoratif bir el arabası
tasarımında yuvarlak, üçgen,
dörtgen vardır. Sadece kırmızı,
sarı, siyah, beyaz, mavi
renkleri vardır.

Coffe table. Yuvarlak ve dörtgenlerden
oluşmaktadır. Sarı, mavi, siyah ve
beyaz bulunmaktadır.

Schoreder haus

Mimaride, eski mimari özellikleri
tamamen yok etmişlerdir. Sadece
siyah ve beyaz kullanılmış bazen ara
renk olarak grinin kullandığı da
görülür. Sarı ve kırmızı ayrıntıları
vardır. 1 tane de mavi bacası vardır.

Zeist music schoole

Destijl sanat ve tasarım hareketi
anlayışıyla inşa edilmiş bir
binadır. Bauhaus etkileri de
görülebilir. Bauhaus ile farkı ise
süse karşı çok daha şiddetle karşı
çıkmışlardır.


Destijl sanat ve tasarım hareketinin resim alanındaki
temsilcilerindendir.

Tablolarında ana renkler ve
temel geometrilerin kendi
içerisinde dengelerinin
kurmasına çalışmıştır.

Resim sanatında ara renklerin
kullanıma karşı olsalar da bazen bu
kurallar çiğnenmiştir.


Destijl sanat ve tasarım hareketinin resim
alanındaki temsilcilerindendir.


Destijl sanat ve tasarım hareketinin mimari ve iç mimarideki temsilcilerindendir.

Günümüzde de birtakım örnekler
verilmesine devam ediliyor. Kolye tasarımı,
ayakkabı, çorap tasarımı, duvar resmi,
elbise tasarımında ve seramik üzerine
uygulanmış halleri vardır.

  • Günümüzde de Destijl hareketinin etkileri mimaride de sürüyor
coffee table with fridge New De Stijl Movement

Post a Comment